Erkeklerde cilt kanserlerinden sonra en sık görülen kanserlerdir. Her 6 erkekten biri ömrü boyunca prostat kanserine yakalanır. Görülme sıklığı yaşla birlikte artar. Ailesinde prostat kanseri olanlarda görülme riski artar. Genetik yatkınlık dışında net olarak nedeni bilinmemektedir. Yüksek yağlı ve proteinli beslenme, geçirilmiş enfeksiyonlar, sigara ve diğer karsinojenlere maruziyet prostat kanseri riskini artırmaktadır.
Belirtiler-Bulgular ve Teşhis
Başlangıçta sadece iyi huylu prostat büyümesinde olduğu gibi idrar yapma güçlüğü, sık idrar yapma gibi belirtiler olabilir. İleri evrelerde kalça ve sırt ağrısı, kanlı idrar yapma olabilir.
50 yaş üzerinde her erkeğe yapılması tavsiye edilen kontroller esnasında parmakla rektal muayene yapıldığında prostatta sertlik ve düzensizlik bulunması ile, ya da sadece kanda ölçülen PSA seviyesinin yüksek olması ile şüphe duyularak tesbit edilebilir. Prostat kanserinden şüphe ediliyorsa teşhisin kesinleştirilmesi için prostat dokusundan biyopsi ile örnek alınması gereklidir. Rektumdan bir parmak kalınlığında olan ultrasound probunun sokulması ve bunun üzerine eklenmiş olan bir iğne yardımı ile yapılır. İşlem esnasında lokal anestezi ve gerekirse sakinleştiriciler de verilerek acı duyulmaması sağlanır.
Biyopsi sonucu prostat kanseri olarak alınırsa fizik muayene bulguları ve kan PSA seviyesine göre batın tomografisi ve kemik sintigrafisi istenerek hastalığın diğer yayılım bulguları değerlenidirilir.
Tedavi
Çok düşük düzeyli (klinik olarak önemsiz prostat kanserleri) yayılma açısından ciddi bir risk taşımadığından hiç birşey yapılmadan sadece takip edilebilir. Bunun için izlenmesi gereken takip protokolü hekiminiz tarafından tarif edilir. Genellikle 6 ay aralıklar ile kanda PSA ölçümü ve yılda veya her iki yılda bir tekrarlanan biyopsi şeklindedir (aktif İzlem).
Prostat bezi içinde sınırlı, komşu dokulara yayılmamış ve uzak organlara sıçramamış olan prostat kanserleri için hastanın yaşına, genel sağlık durumuna ve kendi isteğine göre ameliyat (Radikal Prostetktomi) ya da ışın tedavisi (Radyoterapi-brakiterapi) seçeneklerinden biri tercih edilir. Burada yapılan ameliyat iyi huylu prostat büyümesinde yapılandan farklıdır ve prostatın kapsülü ile birlikte tamamen çıkarılmasını ve hastalık durumuna göre çevre lenf nodlarının da çıkarılmasını kapsar. Bu ameliyat açık, laparoskopik ve robot yardımlı laparoskopik yöntemlerle yapılabilir.
İleri evreli, çevre dokulara yaılmış ya da uzak organları tutmuş olan hastalıkta ilk tedavi seçeneği ilaç tedavisidir. İlaç olarak öncelikle prostatın beslenmesini sağlayan testosteron hormonunun karşıtları verilir (hormonoterapi). Bu ağızdan her gün alınan bir tablet ve ayda ya da 3 ayda bir cilt altına yapılan bir enjeksiyon şeklindedir. Hormonoterapiye duruma göre ışın tedavisi de eklenebilir. Hormon tedavisine cevap alınıp alınmadığı kan PSA seviyesi ve metastazların büyüklüğü ile takip edilir. Bu tedaviye iyi yanıt alınamaz ise kemoterapiye geçilebilir.